Nanelik

Rusya, İran ve Türkiye ittifakına gölge düştü

En iyimser tabirle söylenebilir. İttifak yâda müzakereler son buldu da yazabiliriz.


Gece yarısı NATO güçlerinin Suriye’yi bombalamasının ardından Türkiye’nin “Bu operasyonu memnuniyetle karşılıyoruz” ifadesi ortaklarını üzdü. Geçtiğimiz hafta denge politikası güden hükümet Şam’ın bombalanmasının ardından NATO bloğu ile yakınlaşması dengeleri değiştirecek.
Avrupa ülkelerinin ve ABD’nin milli güvenliğimizi tehdit eden örgütlere verdiği desteği unutmuş olacağız ki yeniden Batı’ya çeviriyoruz yüzümüzü. Yâda korkuyoruz, güçlünün yanında olmak istiyoruz. Irak ve Suriye parçalandı. Sıra Türkiye’ye de gelecek ve bunu geciktirmek için komşularının yanında durmaktansa bir darbede bizim indirmemiz sonucu değiştirmeyecek.
Suudilerin bu kadar silah alımı yapmasının arkasında parçalanacak diğer komşumuzun İran olacağını işaret ediyor. Bütün komşularımız tek tek parçalanıyor hem de bizim yardımımızla. Üstlerimizden kalkan ABD ve Avrupa ülkelerinin uçaklarıyla yapıldı bütün işgaller.
Büyük İsrail’in kurulmasındaki başka engel kaldı mı? İsrail Lübnan ve Şam’ı sınırlarına kattıktan sonra geriye dönülmez bir yola girilecek. Esad’ın gitmesini direttikçe daha da batıyoruz.

Bir seçim yapalım,
a) Esad, ülkesinin parçalanmaması için mücadele ediyor.
b) Erdoğan, kendisine düşman bellediği Esad’ın gitmesini istiyor. Türkiye bekasını olumsuz etkileyecek bir sebep göstermeden böyle bir isteğin olması şahsi kavgaları göz önüne seriyor.
Sizce hangisi devrilmeyi hak ediyor?

6 total views, 1 views today

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: